Mimik nedir?

Mimik bütün duygu ve düşüncelerimizin yüzümüzde oluşmuş ifadesel şeklidir.

Tiyatro, bale, konuşma sanatında, duyguları, düşünceleri yüzdeki değişikliklerle anlatmaya «mimik» denir. Tiyatro okullarında başlıbaşına bir ders konusudur.

Daha öncelerde antik tiyatrolarda mimik antik tiyatrolarda görülemeyeceği için büyük masklar kullanılmış. O maskların herbiri bir şey ifade eder ve bir duyguyu bir tavrı, bir düşünceyi anlatırlarmış. Günümüzde bunun yerini biraz makyaj aldı. Özellikle sinemada kullanılan plastik makyaj bir mimik sanatı olabilir.

Tabii ki en doğal şey oyuncunun kendi mimikleridir. Eski Yunan tiyatrosunda mimik yoktu, çünkü binlerce insanı barındıran anfitiyatrolara verilen temsilleri herkesin görebilmesi için, oyuncular yüzlerine gayet büyük maskeler takarlardı. Bu maskeler hiddet, neşe, acıma gibi belli ruh hallerini belirtecek şekilde hazırlanmış olurdu.

Klasik devirde, yani Rönesans’tan sonra, kapalı salonlar ortaya çıkıp bunların büyüklüğü azaldıkça, mimiğin önemi arttı, yüz ifadesi aktörlük sanatının belli başlı şartlarından biri haline geldi. Makyaj da mimiğe yardımcı oldu. İçinde hiç konuşma olmayan, yalnız vücut ve yüz hareketleriyle konuyu anlatan tiyatro oyunlarına «pandomima» denir.

Mimiklerin anlamları nelerdir?

Aslında yüz başın içerisindedir. Yüz duygu, his ve düşüncelerin en kolay belli edildiği vücut kısmıdır ve istemsiz yapılan her davranışı belli eder. Çünkü yüzde çok fazla kas vardır ve biri kontrol edilse bile diğeri kontrol edilemez.

mimik

Bilinçli bir şekilde kontrole kalksanız bile rahatsızlık ve mutluluklarınızla alakalı bilinçaltı mutlaka bir sinyal verecektir. Üstelik de yüz her zaman göz önünde olan bir vücut kısmıdır ve normal şartlar altında yüzü saklamak pek mümkün olmamaktadır. Yüz ancak ellerle saklanır ki buda çok doğal bir hareket olmadığından dolayı karşı tarafa bir takım mesajlar verebilmektedir.

Üstün körü bir gülümseme ile samimi bir gülümseme arasındaki fark karşınızdaki kişi tarafından rahatlıkla anlaşılabilmektedir. Samimi olmayan gülüşlere bıyık altından gülüş denilir. Bu gülüş karşı tarafla alay eden, dalga geçen ve aşağılayan bir gülüş şeklidir. Örneğin bir konuşma esnasında karşınızdaki kişi size bıyık altından gülüyorsa muhtemelen siz hemen neden söylediklerimle dalga geçiyorsunuz diyeceksinizdir.

Bıyık altından gülmek bizim kültürümüzde karşıyı aşağılamak ve karşıyla dalga geçmek anlamalarına geldiğinden dolayı çok da hoş karşılanmayan bir gülüş şekli olmaktadır. Eğer bir toplulukla diyalog halindeyseniz bıyık altından gülmemeniz gerekmektedir aksi takdirde bazı sıkıntılar yaşayabilir ve bazı olumsuz tepkilerle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Jest ve mimik hareketlerini birçok insanın saklaması, gizlemesi ve kontrol etmesi pek mümkün olmamakla birlikte, poker oyuncuları jest ve mimiklerini saklama konusunda oldukça başarılıdırlar. Poker oyuncularında genel de yüzlerinde bir mimik hareketi yoktur ve karşısındaki kişi onun ne düşündüğüne, ne hissettiğini anlayamamaktadır. Bu özelliklerinden dolayı bu insanlara poker feist denilmektedir. Normal insanlar ise bu konuda oldukça yetersiz kalmaktadırlar.

Örneğin bir arkadaşınızla sohbet esnasında arkadaşınızın yüz hareketlerinden, sizin söylediklerinize sevindiğini veya üzüldüğünü hemen anlayabilirsiniz. Çünkü yüz duyguların, düşüncelerin en çok belli edildiği yerdir. Normalde arkadaşınızın duygularını saklaması için elleriyle yüzünü örtmesi gerekmektedir ki buda normal dışı hareket olmakta ve yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermektedir.

Çünkü bir insan ancak utanılacak bir iş yaptığında yüzünü saklar. Tabi bütün bu söylediklerimiz günlük yaşantısında yüzünü örtü ile saklayan yani tesettüre girmiş insanlar için geçerli değildir. Yüzdeki en önemli organ gözlerdir. Gözler dış dünyanın algılanmasında en fazla katkı sağlayan organdır. Dışarıdan alınan verilerin %84’ü gözlerle, %10’;u işitilerek, %6’sı ise diğer algılarımızla algılanılmaktadır.

Gözler kapandıkça anlatılan bilgiye olan ilgi azalıyor demektir.  Örneğin bir konferansta ya da bir seminerde gözleri yarı kapanmış, ha uyudu ha uyuyacak gibi duran kişilerin anlatılan konuya ilgileri azalmıştır. Gözler açıldıkça konuya olan ilgi de artmaktadır. Gözlerin açılması söylenilen şeyle çok ilgilenildiğini, o konuyla alakadar olunduğunu göstermektedir.

Gözbebekleri gözün içindedir. Olumlu bir duygu ve mutluluk halinde, gözbebekleri tam 450 kat büyümektedir. Olumsuzluk ve mutsuzluk halinde ise küçülmektedir. Gözlerin ve gözbebeklerinin kontrol edilmesi çok zor hatta imkansızdır. Gözler duyguların en iyi yansıtıldığı organdır. Bundan dolayı gözler kalbin aynasıdır denilmektedir. En usta poker oyuncuları bile yüz(mimik ) hareketlerini kontrol edebilseler dahi gözlerini ve gözbebeklerini kontrol edemezler.

Çünkü elleri iyi ise heyecanlanıp mutlu olurlar ve gözbebekleri büyür. Elleri kötü ise mutsuz olurlar ve gözbebekleri küçülerek rakiplerine mesaj vermiş olurlar. Bundan dolayı poker oyuncuları rakipleriyle göz teması kurmaktan kaçınırlar. Çünkü bilirler ki gözbebekleri kendilerini ele verecektir. Yalan söyleyen insanlar da gözlerini kaçırırlar.

Eğer konuşurken karşınızda ki sizinle göz temasını keserek gözlerini sizden kaçıyorsa, bu o kişinin yalan söylediğinin bir belirtisidir. Karşısında ki kişiyle göz temasını kesmenin yalan söylemek olduğunu bilen birisi ise bu sefer, yalan söylerken gözlerini karşısındakinin gözlerine diker. Doğal olanın dışındaki her davranış kişinin yalan söylenildiğinin bir belirtisidir.

Sözlükte "mimik" ne demek?

1. Yüz, el, kol devinimleriyle düşünceyi anlatma sanatı.
2. Duyguları, düşünceleri belirtecek biçimde yüzde beliren kımıldanışlar, devinimler, yüz ifadesi.

Cümle içinde kullanımı

Bütün rolleri, şahısların tavırları, mimikleriyle tek başına oynamıştı.
- Y. Z. Ortaç

Mimik kelimesinin ingilizcesi

[Mimik (die) ] n. gesture, movement of the body which expresses an idea or emotion, gesticulation; facial expression, look on one's face, emotions manifested on the face
Köken: Fransızca

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç